bir kaçı

iki hayalim vardır iki yara ağzımda biri kızım için biri kendim şimdi anlatamam uyuyor geçelim üç beş hayalim var biri memlekette bekliyor askerden dönmemi diğeri duacınız bir kaçını dün sordurdum uzun süredir yoktunuz nasılsınız sahi nasılsınız biz bizeyiz akşam yemeğinde mutlaka ailecek olalım yedide önbahçede uygun bir dille ifade edeyim on üç tane hayalim var […]

ukde

seri fakat sakin adımlarla kendinden ürkerek ve arayarak kokusunu yürüyor annesine kızım   saçları karışarak saçıma hayallerimiz bitişik batırıyoruz günü   gözlerinde yıldızların gölgesi umudun aydınlığı baharın mavisi beni sen doğurdun   ona sabahlara kadar kuşlardan bahsedebilirim çiçeklerden kedilerden güzel yarınlardan acı yeter ki karartmasın içini incimin   tamamlamak için onu bölebirim kendimi çoğaltmak için […]

ars erotica

yine bahar geldi ve bahçelerde uzayan şeyler var geceleri samanyolu ve sesi kırılan cisimlerin en güzel intiharı olgunlaşan meyvelerin biri dilimin ucunda tülden bulutlarla filtrelenmiş ışıl ışıl teni ver bana elini kendini bende unut açılalım daima eriyoruz kayalar kuma dönüşüyor ay ışığı akıyor saçından bal’a benzer bir sıcaklık sarı / yapışkan / boğucu böyle ıslak […]

soğuk şiir

akşam yemegine gelmeyecek annecim cünkü dün de gelmedi öncekinde de daha öncekinde de çünkü anlatacaklarımız ilgisini çekmeyecek çünkü bize bakarken gözleri parlamayacak çünkü günümüzün sahiden nasıl geçtiğini merak edeceğini sanmıyorum çünkü artık dinlediği şarkılar ve okuduğu şiirlerde biz yokmuşuz resim yeteneğimi ondan mı aldım? sanırım ama o resimlerime bakmayacak evi boşuna ısıtma annecim ne kadar […]

benim olan

tanrıyla paylaşırken yatağımı hep uyurken konuşurdum arkası dönük yatardı sarmazdı ısıtmazdı açardı üstümü gittikçe açılırdı aramız gittikçe küçülürdü alanım uyanıkken ondan lepiska saçlı kızlar , cesur oğlanlar doğurdum savaşlara gidecekler masallara konu olacaklardı (tanrı korusun) dizimin dibinden ayırmadım hiç büyümesinler istedim kabul etti her gece aynı masalları anlattım inandılar mecburen babalarına çekmişti soğuk ayakları paylaşılamayan […]

serbest düşüş

Güneşte uçuşan böcekler kadar hafifim. Taşta asılı yosun, ışık, ısı, ter, nefes, geçici heves, ortamlar, ortamlardaki kalabalıklar, kalabalıklardaki gürültüler, iyi haberler, çocuğunu almadan dışarı çıkan anneler, taksiye ucu ucuna yeten bir kağıt ve birkaç bozuk paralar, mekânın tuvaletini temiz bulanlar, birden Paris’e uçanlar, birden mekânı yerleşenler, birden parti verenler, yere yalın basan patiler, sakalı yeni […]

Duvarın iki yüzü

Duvar gibi soğuk ve boş gozleri Ardında sıcak bir aile ortami -kavgasi bile sevmekten -kiskancligi bile sevmekten Kara kan gibi akıyor odaya boyası sabaha karşı hayatta kalan son bir kaç hayali ama erimeye yüz tutmuş   Tutup öldürsem onu karşılıksız bir iyilik olarak kendime…   Kendime sağır olsam onu daha iyi duyabilmek için Ama barbar […]